Akören Tarihi

ANADOLU'NUN FETHİNDEN SONRA AKVİRAN

Bilindiği gibi Anadolu, 26 ağustos 1071 tarihinde Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan tarafından fetih edilmiş ve asırlardır bir vatan arayışları içerisinde olan Türklere bugünkü yaşadığımız güzel vatanı sağlamıştır. Sultan Alpaslan “size öyle bir yurt buldum ki, burası ebediyen Türk yurdu olarak kalacaktır” diyerek mahiyetindeki komutan ve beylere Anadolu’nun kısa zamanda Türkleştirilmesi görevini vermiştir. Bu yüce emri alan komutan ve beyler Anadolu’nun çeşitli yerlerine gelerek yerleşmişlerdir. Bu yerleşimler sırasında Anadolu’ya gelen Oğuz Boyuna mensup Türk boyları gittikleri ve yerleştikleri sahalarında ismi, kendi boylarının ismi olmuştur. Günümüzde halen Kayı Beleni ve Bayındır ve Kayı Boylarının iskanına sahne olduğunun bir göstergesidir. Bu yer adları bugün de hala aynı isimle kullanılmaktadır. Oğuzların sol kolu olan Üçokların Bayındır Boyundan ve Oğuzların sağ kolu olan Bozok Kolu’na ait Kayı Boyu’ndan yedi aile (ERTUĞRUL GAZİNİN yakın akrabası Bayındır Hatun idaresinde ve sorumluluğundan gelip yerleşmişlerdir.) Akviran’ın kuzey batısında Akçeşme denilen mevkiinin üstündeki Kayı Beleni sırtlarında alana yerleşmişlerdir. Bu ailenin yerleşim merkezleri; Akçeşme, Bayındır,Yukarı Yarımca,Aşağı Yarımca, Ertaş Boğazı, Mihrab, Kayı Beleni diye adlandırılan mevkilerde ikamet eden Bayındır ve Kayı Boylarının sancağı Konya, kazası ise Hatunsaray idi.
Adı geçen boyların kendilerine ait damgaları da mevcut idi. Sözü edilen Akçeşme, Bayındır, Yukarı Yarımca, Aşağı Yarımca, Ertaş Boğazı, Mihrab, Kayı Beleni olarak adlandırılan mevkilere yerleşen Kayı ve Bayındır boylarına ait yedi ailenin lakap adları şöyle KARA AHMETLER , KARA HİMMETLER , KARA OSMANLAR , KARA MUSTAFALAR , KARA VELİLER , KARA MEHMETLER , KARA HALİLLER ( Bu yedi yörenin yerlerinde hala ev kalıntıları bulunmaktadır.)                                
AKVİRAN'I OLUŞTURAN VİRANELER

AKÇEŞME VİRANESİ: Bu yerleşim yeri Akören'in 5 km. kuzeybatısındadır. Bu yöreye adı verilen çeşme halen mevcuttur. BAYINDIR VİRANESİ: Bayındır,Oğuzların sol kolu olan Üçokların Gök Han Oğullarına ait bir boyun adıdır. Verimli bir arazi olan Bayındır viranesi bir Oğuz ve Selçuklu köyü kalıntısıdır.Akören'in buradaki su pınarlarından başka kaynak ve pınar suyu yoktur. YUKARI YARIMCA VİRANESİ: Akören'in güney ve güneydoğusunda bulunan koruluğun bitişiğinde olan bir iskan bölgesidir.Burada önemli sayılacak arkeolojik kalıntılar yoktur.Bu bölgedeki su depoları Osmanlı dönemine aittir. AŞAĞI YARIMCA VİRANESİ: Yukarı Yarımca Viranesi ile Aşağı Yarımca Viranesi bir birine çok yakındır.Yalnız Aşağı Yarımca, Yukarı Yarımca'dan çok eskidir. ERTAŞ BOĞAZI VİRANESİ: Bugünkü Orhaniye (Üçkimse-Üskise) Köyü'nün 3 km. kadar doğusundadır.Bizans’a ait kalıntılar hala mevcuttur. MİHRAP VİRANESİ: Burası gayri İslami devirlerden kalma bir yerleşim merkezidir.Burada işlemeli taşlara Roma Uygarlığının izleri vardır. KAYI BELEN (KAYI DERESİ): Bugün hala aynı isimlerle anılan bu yerleşim merkezindeki daha önce de belirtildiği gibi, Oğuzların Bozak Kolundandır.Bu yerleşim yeri verimli ama küçük bir vadidir.
VİRANELERDEKİ HALKIN AKVİRAN'A YERLEŞMESİ
Sayılan bu yedi örenden meydana gelen insanların oluşturduğu (kasaba) İlçenin bugünkü durumunu incelendiği zaman, Selçuklu ve Osmanlı köylerinden arta kalan bir yerleşim merkezi olduğu görülürse de kesin olarak bir yerleşim merkezi oluşu 17. ve 18. yüzyıllara rastlamaktadır. bunu arazi defterleri ve bu güne kadar devam eden vakıf belgelerinden anlamaktayız. Akviran’ın büyümesi ve gelişmesi 1. Dünya savaşından sonra olmuştur.Bunun bir diğer sebebi de Bozkır İlçesi halkının ticaret amacı ile gelip geçerken yol uğrağı olması sebebiyle gelmeleri ve zamanla buraya yerleşmeleridir.

AKÖREN'İN İLÇE OLUŞU ve TARİHÇEÇİ

XVI.yüzyıl Başbakanlık Arşivi ile tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün arşivlerinden (7) anlaşılacağı gibi Akviran köyü , Konya Sancağı'nın Hatunsaray Kazasına bağlı iken;Askerlik şubesi olarak da, askerlik işleri Seydişehir aracılığıyla yürütülmekte idi. Akören’e idari ve inzibatı kuruluşların gelişi 1912 yılında olmuştur. O zamanlar Akören Çumra ilçesi'nin bir köyü idi. 4 Ağustos 1914 yılında Akören bucak olmuş ve aynı tarihte Belediye teşkilatı kurulmuştur. Akören'in ilçe olması için 1926 yılında girişimler olmuşsa da ilçe olması sonuçsuz kalmıştır. 1958 yılındaki girişimler sonucu Vilayeten ilçe olmak üzere olumlu karar çıkmıştır.Bu defa da 27 Mayıs 1960 ihtilali araya girince ilçe olma isteği bir kez daha sekteye uğramıştır. Adli Teşkilat 1953 yılında Akören bucak iken kurulmuş, fakat 5 yıl hizmetten sonra 1958 yılında Çumra'ya kaldırılmıştır. Akören 'in ilçe olması 19 Haziran 1987 tarih ve 3392 sayılı konunla ilçe statüsüne kavuşmuştur.

AKÖREN'DEKİ TARİHİ ESERLER

Akören tarihi yönden oldukça zengindir. Yarımca mevkiinde Selçuklular'dan kalma olduğu sanılan bir Sarnıç, Akçeşme mevkiinde mezarlar ve bunlara ait mezar taşları ile Selçuklular'dan kaldığı sanılan bir köprü bulunmaktadır. Akören'in merkezi sayılan Çeşme Camii'nin avlusunda bir su deposu bulunmakta. ilçenin kuzeybatısında bir dağda savaş zamanı kazıldığı sanılan, kırk tane bölmesi olduğu bilinen bir mağara bulunmaktadır. İlçedeki en eski yapı 1850 yılında inşa edilen Koca camii'dir. 1916 yılında yapımına başlanan Koca Çeşme 'nin ise Sille 'de oturan Rumlarca belirtilmektedir